Liposuction >> Sellülit
Bölgesel yağlanmalar, kilo fazlası olsun ya da olmasın vücudun belli bölgelerinde yoğunlaşarak kişinin vücut hatlarında kötü görüntüye sebep oluyor. Bu duruma çoğu kez sellülit, çatlak, doku gevşekliği ve sarkması, genel yağlanma, ödem ve şişlik gibi problemler de eşlik ediyor. Sellülit, derinin hemen altında bulunan yağ dokusunun üzerinde biriken, derinin pürüzlü görünmesine neden olan fizyolojik bir durum. Vücut estetiğini kötü yönde etkileyen ve cildin belirli bölgelerinde gözle de görülebilen portakal kabuğu şeklindeki görüntüye tıpta lipodistrofi deniyor.
Sellülit, ergenlik dönemiyle başlıyor, genellikle bacağın arka ve üst bölümünde görülmekle birlikte, diğer bölgelerde de karşımıza çıkıyor.
Dokulardaki lenf dolaşımının herhangi bir sebeple yavaşlaması, hatta tıkanması sonucu hücreler arasında lenf sıvısı birikmeye başlıyor. Dolaşımın yavaşlaması ve biriken bu lenf sıvısı, sellülit görüntüsüne sebep olan esas faktör. Lenf dolaşımının bozulması ile birlikte hücreler arası bölgede yağ da birikmeye başlıyor. Sellülit, kadınlarda hormonal nedenlerden dolayı çok sık görülüyor. Dünyada kadınların %90-98'inde sellülit sorunu var, yani neredeyse sellülitsiz kadın yok gibi. Erkekler şanslı, ne kadar şişman olursa olsun erkeklerde pek görülmüyor. Nedeni, organizmanın, hamilelik ve süt verme için kadın bünyesinde olması gereken maksimum enerji deposunu oluşturma isteği. Kadınlarda ve erkeklerde sellülit oluşumundaki farklılıkların nedenlerinden birisi de, deri altı dokusunun cinsiyete bağlı olarak farklılık göstermesidir. Erkeklerde deri altındaki bağ dokusu kadınlardan daha sağlamdır. Bu sebepten dolayı da kadınlarda sellülit daha çok görülmektedir.
Sellülit sadece hormonal sebeplerden değil, beslenme alışkanlıklarındaki bozukluklar, yeterli sıvı alınmaması, metabolizma ve dolaşım sisteminin aktivitesindeki azalma, sigara, alkol kullanımı, genetik yatkınlıklar da sellülite sebep olabiliyor. Ayrıca, hareketsizlik de sellülit oluşumuna zemin hazırlıyor. Fiziksel aktivite ve düzenli spor, örneğin yürüyüş, yüzme ve jimnastik vücuttaki kan dolaşımını arttırarak sellülit oluşumunu azaltıyor. Sellülit sanıldığı gibi sadece şişmanlarda değil, çok zayıf kadınlarda da görülüyor. Ancak, şişmanlık, sellüliti daha belirgin hale getiriyor.
Sellülitin başlıca sebepleri :
• Hareketsizlik
• Geçirilmiş operasyonlar
• Yanlış beslenme
• Hormonal nedenler
• Kalıtımsal nedenler
• Dolaşım bozuklukları
• Hipotiroidi
• Kronik kabızlık
• Doğum kontrol hapı kullanımı
• Karaciğer fonksiyon bozuklukları
• Ruhsal problemler, alkol kullanımı, anatomik bozukluklar
Bu sebeplerden meydana gelen deformasyonlar özellikle kadınlarda vücut hareketinin az olduğu popo, basen, koltuk altı yan kısımları, sırtın alt kesimlerinde ve karın bölgesinde yerleşirken erkeklerde göbek ve bel çevresinde ortaya çıkıyor.
Sellülit oluşumu hayat boyunca devam ediyor ve oluşumu birkaç aşamada gerçekleşiyor. Başlangıçta değişimler, derinin damarlanmasının bozulması ve kılcal damar bağlantıların kısmi kaybı ile oluşmakta. Bunun sonucunda deri altındaki dokularda fazla miktarda sıvı tutulmaya başlıyor. Kılcal damar bağlantılarının zarar görmesi sonucu deri altındaki damarlarda değişimler ve proteinlerin sentezinde azalma oluyor. Sonuç olarak da dokularda hasar, yağ kümelenmesi ve sellülit oluşuyor. Bu aşamada sellülit gözle görülemez; ancak deri elle sıkıştırıldığında portakal kabuğu görüntüsü oluşturur, buna yumuşak bir doku olduğu için soft sellülit diyoruz. Sellülitin gözle görülebilmesi için deri altında sert yağ topakçıklarının oluşması gerekiyor, zamanla bu yapı da iyice gelişip yer yer sertleşmeye başlıyor ve nodüler sellülit haline geliyor. Bu halin daha ilerleyip sıkıntılı ve ağrılı hal alması fibröz sellülit olup, bu safha en son safha. Zamanla sellülite ek olarak oluşan yağlanmanın artması ile birlikte, doku aktivitelerinde bozukluk, varis, cilt deformasyonları, doku sarkmaları, cilt çatlakları da meydana gelebiliyor.
Çözüm
Öncelikle yağlanmanın ve sellülitin oluşmasını önleyecek önlemler alınması şart. Günlük egzersiz, beslenmede yüksek kalorili, yağlı ve şekerli gıdaların azaltılması, bol su içilmesi, kafeinin azaltılması, doğum kontrol hapı kullanımından kaçılması gerekiyor. Bunlar ilk oluşum aşamasındakiler tarafından uygulanabilecek basit ve bir o kadar kolay yöntemler. Bunun dışındaki yöntemler klinik terapi programı şeklinde oluşturuluyor. Bölgesel incelme ve sellülit tedavisinde kullanılabilecek yöntemler çoğunlukla ortak olup farklı teknikler ve ilaçlar kullanılarak farklı etkinlik sağlanır. Bölgesel incelmede özellikle cerrahiyi tercih etmeyen hastalarda en verimli sonuçlar lipoliz, mezoterapi, LPG ile alınıyor. Bu yöntemler kombine edildikleri taktirde verimlilikleri daha da artıyor. Sellülitte en etkili yöntemler ise mezoterapi ve LPG. Bunun yanı sıra lipoliz de sellülit tedavisinde tercih edilebilir fakat uygulaması bölgesel incelmeye göre farklı olup özel teknik gerektirir.
Masaj
Masaj, kan ve lenf damarlarındaki dolaşımı hızlandırıyor. Lenf dolaşımını hızlandıran özel masaj sayesinde birikmiş olan sıvının uzaklaştırılarak görüntüde düzelme sağlanıyor. Elle masaj yapmanın problemi, masajı yapan kişinin farklı teknikler kullanması ve uygulanan basıncın her zaman aynı olmamasından dolayı yöntemin standart olmamasıdır.
Endermoloji ( LPG )
LPG sellülit tedavisinde ve vücudun incelmesine katkıda bulunan uzun süreden beri etkin olarak kullanılan patentli ve FDA onaylı ilk üründür. Endermoloji, Fransa’da 1980'lerde geliştirilmiş, uzun süredir yara izlerinde, derinin görünüşünü düzeltmede kullanılıyor. Bu alette 2 adet aktif silindir var ve bu silindirler yardımıyla vakum işlemi yapılıyor. Deri altında bulunan kan ve lenf akışını hızlandırarak, yağ tabakasının akışkanlığını azaltarak, biriken sıvıların ve metabolitlerin atılımını sağlayarak hücresel fonksiyonların düzelmesi sağlanıyor. Tedavi 35 dakikalık süreler halinde uygulanıyor ve seans sayısı kişiye göre değişiyor.
Liposuction
Liposuction sellülit problemini kesin olarak çözmemekle birlikte kötü görünümün düzelmesinde etkisi var. Liposuction ile LPG birlikte uygulanırsa sellülit görünümündeki düzelme çok daha çarpıcı oluyor.
Mezoterapi
Mikroiğneler yardımıyla uygulanacak olan ürünün deri altına verilmesine deniyor. Bu yöntemle, uygulanan bölgedeki kan akışı hızlanıyor, yağların, fibrotik ve sertleşmiş bağ dokusunun uzaklaşması ve lenfatik akışın hızlanması sağlanıyor.
Sonuç olarak, sellülit tedavisinde kullanılmak için birçok ürün ve yöntem mevcut. Ancak, bunların çoğunun etkinliği tam olarak kanıtlanmamış ve etkinliklerinin bilimsel olarak kanıtlanmaları gerekmediği için tüketici suistimaline açık ürünler.
Op. Dr. H. Nazmi BAYÇIN